Etiket arşivi: apollo tapınağı

Didim Tekne Turu

Didimden Merhaba

Didimden Merhaba !

Sizler için tamamen Türkçe dilimizde tasarladığımız rehber sayfalarımıza hoşgeldiniz…

Didim Turizmin yükselen yıldızı…

Her ne kadar son 5-10 senedir Didim Turizminde ve diğer Ege Bölgesi Turistik merkezlerinde bir gerileme olduğu konuşuladursun Didimde yaz sezonu doluluğu sadece 70 günde takılıkalıyor.
Güzel iklimin elverdiği ölçüde Didimde turizm sezonunu uzatmak için Ddimi cazibe merkezi haline getirmenin yolu da acentanın, belediyenin, esnafın, herkesin üzerine düşeni yapmasıyla gerçekleşecek…
Mart sonlarında başlayan kıpırtı hep Nisana uzayan tadilat hareketleri ve Mayıs sonlarına dek süren tadilat çalışmaları.. otelci otelinde, belediye kaldırımlarda yollarda parklarda.. Herkes turizm sezonu da olarak anılan yaz sezonuna hazırlanır…
Sonrasında bir sabah bir uyanmışsınız yaz gelmiş… Bir türlü gelmedi derken Didime yaz hep böyle aniden gelir…
Didimdeki sıcak Antalya gibi aşırı nemli, boğucu bir sıcak değil; tatlı tatlı esen daha ince bir hava olduğundan başta astım hastaları olmak üzere pek çok İngiliz tatilcinin de tercihiydi.
Sonrasında emlak piyasası hareketlendi ve önceleri otele tatile gelen yabancı turistlerin pek çoğu altı aydan bile fazla Didimde yaşayan yerliler oldular. Bugün de böyle ve yaz kış yaşayan burada evlari olan didimli yabancılar var. Bu kış ekonomisi için olumlu oldu ama otelcilerin pek çoğu yerli pazara yöneldiler buna bağlı olarak.

Didimde herkese her bütçeye uygun Otel, Pansiyon, konaklama tesisi var.

Dünyanın her yerinde bir ekonomik kriz varken bile insanların tatil yapma hakları var. işten güçten kaçıp dinlenmek, kafayı boşaltmak, bedensel ve ruhsal olarak enerji depolamak için herkes bir yerlere gidiyor.

Didim elbette ucuzluğu, doğallığıyla bir alternatif, deniz kenarında tatil yapmayı sevenler için güzel bir seçenek.

aqariumkoy
Didimde tekne turuyla gidebileceğiniz yüzme molası verilen akvaryum koyu

Didimi yeniden Keşfet !

Didim Sadece Altınkum demek değil; çevresinde irili ufaklı pek çok koyuyla plajıyla, plajlarında mavi bayraklarıyla zengin doğal güzelliğini tatilcilere sunarken az ilerdeki Apollon Tapınağıyla başlayan ve yolda şirin bir balıkçı köyü olan Akköyü geçip büyük matematikçi ve filozof Tales’in memleketi Milet antik Kentine gidebilir; yine o hat üzerinde çalışan yerel minibüs Balat Birlik’le Güllübahçe eteğindeki Priene Antik kentinde tarihle içiçe bir gün geçirebilirsiniz.

Aracınız varsa daha kolay, yoksa araç kiralayabilirsiniz, rent a car acentalarından moped yada çevredeki plaj ve koylara gitmek için bisiklet de kiralayabilirsiniz.

Pazara gidin

Bir gün sabah erken kalkın bir köy pazarına yada Didimin haftanın iki günü Cumartesi ve Çarşamba günü kurulan pazarına gidin. Mis gibi meyve kokuları arasında erkenden oracıkta bir kahvehanede aldığınız peynir ekmek domatesle kahvaltı edin.

Tekne Gezisi yapın

Yada Otelinizden yazlığınızdan erkenden yaptığınız kahvaltının ardından limandan çıkan teknelerle günlük tekne gezisi yapın. karadan pek gidilemeyen koyları keşfedin, Cennet Adasının koyunda denize atlayın.

Bütün gezi tekneleri sıkı denetimli, hepsinde can yelekleri ve bemzeri techizat olmasına karşın tedbirli olun ve çok iyi yüzme de bilseniz suya girerken ve tekneye çıkarken dikkatli olunuz.

Tekne güneş altında o koydan bu plaja sürekli hareket ettiğinden esinti sayesinde bunalmadan zaman geçse de en fazla yandığınız zaman da tekne gezisindekidir.. o yüzden şapkanızı havlunuzu teknenin gölge de olan bir yerine sabitlemekte fayda var, bol bol sıvı da tüketilmeli, kremler güneşe karşı korusa da arada gölgede kalmak iyidir.

Hamama gidin, terleyin

Bütün bunları yapmadan önce tatilinizin en başında, henüz güneş derinizi soymadan Türk Hamamına gidin ve bronzlaşmadan önce o ölü deriden bir güzel kurtulun. böylece daha kalıcı bir bronzluk elde edersiniz.

Izgara sever misiniz ?

Balık Seviyorsanız dostlarınızla güzel bir mangal sefası yapın. Mangalı aklınıza estiği yerde yakmayın, sizin için mangal yakıp balık pişiren yerler hem yangın riskini ortadan kaldırır hem nerdeyse aynı masrafa denk gelir desek abartmayız.

Didimde en çok ihtiyacımız olan temiz bir çevre ve yeşilin korunması. Sırf bu yüzden seneye gelmeyecek olsanız bile sizden sonrakileri düşünün ve gittiğiniz yerde çöp bırakmayın, sağa sola yangın çıkartabilecek cam kırığı vb bırakmayın.

Didimde Didyma antik kenti

Apollo Didyma Didim

Didim Apollo Tapınağı Didyma Antik çağlarda Hristiyanlık öncesi dönemde falcılık, büyücülük ve kehanet merkezi kabul edilen Apollo Tapınağı Didyma antik kentinden kalan kalıntıların en büyüğüdür.

Apollo tapınağından neredeyse tüm şehiriçi minibüsleri geçer. Fakat siz erken bir sabah kalkıp yürüyebilirsiniz de.

Tapınak ve Didyma antik kenti hakkında bilgilendirici materyalin de satıldığı Bilet gişesinden içeri girdiğinizde merdivenlerin bitimine yakın Defne ağacına rastlarsınız. Apollonun koştururken ağaca dönüştüğü Defne midir ?

Merdivenleri inince sağ tarafınızda medusa kafası var mermere oyulmuş. Medusa, Yunan mitolojisinde gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı, keskin dişli, dişi canavar. Gorgon kardeşlerden tek ölümlü olanıdır.

yine aynı seviyede öküz başları ve aslan heykelleri yine o döneme ait heykeller görülebilir. daha ileri yürüyünce sizi tapınağın mermer merdivenleri karşılıyor. merdivenleri çıkmadan önce çevrenize baktığınızda kutsal suyun bulunduğu kuyu burada..

Apollo Tapınağının çevresinde bir tur

Milet Didim arasında putperestlik zamanlarında kutsal yol yürüyüşü yapanların son durağı burası, Didyma antik kentindeki Apollo Tapınağı. Elbette hristiyanlık putperestliği ve tapınmalarını kabul etmemeiş, Bir müddet tapınağın girişinde kalan yerler kilise olarak kullanılmış, hatta tahıl ambarı olarak kullanılan yerlerde çıkan yangının ateşinden bir kısım mermer kirece dönüşmüş ve yağmur sularıyla erimiş gitmiş.

Büyük mermer blokların ince bir mimariyle işlenip adeta hafifletildiği bu devasa yapı dışından bakınca adeta bir sütun ormanı.

Apollo Tapınağının içine girince duvarların beyaz mermer olduğu ve içerde yine bir su kuyusu ve kutsal ateşin yandığı bir sunak görürüz.

Bu beyaz mermer blokların Latmos dağlarındaki mermer ocaklarından teknelerle taşınıp getirildiği söylenir. Latmos dağları denilen yer Bafa Gölünden dikine yükselen Beşparmak dağlarıdır ve Herakliya antik kentinin de bulunduğu yerdir.

Apollo Tapınağının çevresinde son zaman restorasyon ve düzenlemeyle tapınağa zarar verdiğinden yüksek tonajlı araçların girmesi yasaklandı. Otobüsler eskiden beri top sahası olarak anılan yerde parkeder ve turist kafileleri iki dakikalık bir yürüyüşle tapınağa gelirler.

Apollo Tapınağının çevresinde restoranlar, cafeler var. Hediyelik eşya satan küçük mağazaların yanısıra yıllardır halıcılık üzerine uzmanlaşmış mağazalar var.

Kutsal Yol Yürüyüşü

Kutsal Yol yürüyüşünü her yaştan yürüyüşsever kolaylıkla yürüyebilir.

Miletten başlayıp 17 kilometre sonunda Apollo tapınağına yada antik Panormos limanına ( Mavişehir kıyılarında eski adıyla “Kovela” ) ulaşan putperestlerin bu yürüyüşü “baharın başlangıcı” kabul ettikleri ve bir nevi hac saydıkları söylenir.

Milet antik kentinden başlayan yolun Akköye kadfar olan kısmının çoğu tarlalar altında kaldığından olsa gerek Yürüyüşe Akköy sırtlarından başlanıyor.

Akköy Didim Kutsal y7ol
Didim  – Milet arası Kutsal Yol yürüyüşü 17 Km.

Çok eski zamanlarda, Hristiyanlıktan da önce 17 kilometrelik bu güzergahı 3 – 4 saatte yürünebildiği halde 3-4 gün yolda çadır kura kura yürüdükleri, yolculukta geçirdikleri zamanı ibadetten saydıkları söylenir.

Daha sonraları hristiyanlık bunu reddetmiş, kendileriyle hiçbir alakaları olmadığını, kutsal olmadığını halka anlatmış. Ama bu yürüyüşü yapanlara da yaptırım getirmemiş, kendi hallerine bırakmış…

Günümüzde doğa ve yürüyüş severlerin zevkle yürüdükleri fazla çamur olmayan, orta zorlukta her yaştan insanın rahat yürüyebileceği bir parkur olma özelliği taşıyor.

Yol boyunca o döneme ait taş yol kaplamalarına, maalesef define avcıları tarafından tahrip edilmiş mezar kapaklarına, çevre köylerde hayvancılık yapan çiftçilerin keçi sürülerini sulamak için bir havuz da yaptıkları doğal bir pınara rastlamak mümkün.

Akköyden başlayan bu yürüyüş Yeşilkavak yokuşunun başına gelince verilen soluklanma molasından sonra Yörüklerin keçi sürülerini suladıkları doğal pınarın suyunu tuttukları havuza kadar sürer… Burdaki molanın ardından Yalıköy sırtlarından tavuk çiftliklerini de geçerek Mersindere Mahallesine T.K.İ dinlenme tesislerine kadar gelinir ve Didim Asfaltına çıkılır. Buradan Apollo tapınağına gerek yürümek isteyen yürür gerekse şehiriçi minibüslerle Mavişehirden apollo Tapınağına gelinir.

Yürüyüş Sezonu yani havaların çok sıcak olmadığı dönemde, baharda gruplar halinde yürüyüşçüler Akköyden başladıkları bu yürüyüşü zorlanmadan büyük bir keyif içinde yürürler.

Yanınıza rüzgarlık veya ince bir yağmurluk alırsanız tepede rüzgar terinizi yapıştırıp sizi hasta etmez, yağmura karşı da tedbirli olursunuz. Atıştırmalık meyve yada kuru incir vb içebileceğiniz kadar su şapka getirdiğiniz takdirde yürüyüşünüz daha keyifli geçecektir.

Yürüyüşün faydaları saymakla bitmez, bu sayfaya da buraya tıklayarak ziyaret edeblirsiniz.
http://www.cafeolive.com/tr/didim_spor_hobi.htm bağlantı yeni sayfada yüklenecek.

Didimden geliyorsanız ilk minibüsle Akköye gelip buradan Didime doğru sıurttaki toprak yoldan müzenin yerleştirdiği tabelaları takip edip yürüyebilirsiniz.